Rokoko’ nun İncisi Amalienburg Köşkü

Charles Albert’in babası Seçmen Maximilian Emanuel‘ in hükümdarlığı sırasında, şu an Amalienburg köşkünün bulunduğu yerde başka bir köşk vardı. 1734’te Charles Albert, saray ressamı François de Cuvilliés the Elder‘ı, buraya eşi Maria Amalia (aynı zamanda Avusturya İmparatorunun kızı) için bir av köşkü inşa etmekle görevlendirdi. Beş yıl sonra, Amalienburg tamamlandı.

Avcılık ve yazlık olarak yapılan saraylar 18. yüzyılda moda olmuştu. O zamanın yeni yaşam trendine uygun olarak, adı “ticari”(samimi odalar ve gayri resmi rahatlama için inzivalar), katı görgü kurallarından kaçmak ve samimi bir ortamda avlanma, kutlama ve diğer boş zaman eğlencelerinin tadını çıkarmak için tasarlanmışlardır.

Resim-1

Yapının konumu

Amalienburg Almanya’ nın güneyinde yer alan Münih şehrinde Nymphenburg saray parkının içerisinde yer alır.

Resim-2

Parkta Orijinal Barok bahçelerin tasarımları büyük ölçüde Vaux-le-Vicomte ve Versailles’deki Fransız bahçeleri üzerinde modellenmiştir . Modern park düzeni, Friedrich Ludwig Sckell tarafından 1799’da başlayan temel bir yeniden tasarımın sonucudur. Bahçe duvarındaki park alanı 180 hektarlık bir alanı kaplar ve kompleksin tamamı 229 hektarlık alanı kaplar.

Parkın doğusunda, saray binaları vardır. Güneyde ve batıda park büyük ölçüde orijinal Bahçe duvarı ile çevrilidir. Botanik Bahçesi kuzeyde kalır, parkın çevresi kısmen Kapuzinerhölzl ormanıyla birleşir.

Yapı analiz ilkeleri

Her yapı yapıldığı döneme göre değişiklikler içerir, her birinde farklı özellikler ve stiller görürüz fakat bütün yapıların belli ortak noktaları vardır. M.Ö 1. Yy da yaşamış Roma mimarı Marcus Vitruvius Pollio yapılarda olması gerekenleri sınıflandırmıştır. Tasarımından oluşumuna kadar yapıları bu ortak başlıklar altında inceleyebiliriz.

(-F-)Firmitas (sağlamlık): Düzen ve Tasarım

(-V-)Venustas (estetik-güzellik): Simetri ve Harmoni

(-U-)Utilitas (işlevsellik): Uygunluk ve Ekonomi

Antik roma ve 18. yy dönemi arasındaki farklardan dolayı Amalienburg köşkünü bu başlıklar altında direkt analiz etmek biraz karmaşıklığa yol açabilir bu yüzden, inceleme bu yönde yapıldıktan sonra bulunan özellikler nitelendirdiği başlığın renginde gösterilmiştir.

Yapının incelenmesi

Yapının oluşumunda geometrik şekilleri açıkça görülür, içerisinde ise belli bir düzen vardır.(-F-)(resim-3)

Yapı şekli; Bir dikdörtgen üzerine binmiş ve bir kısmı taşmış tam daire ve bitişiğinde daha büyük bir dairenin parçası kadar eksilen alandan ibarettir. Bu iki daire parçaları aynı zamanda yapının giriş kısımlarını da tarifler.(resim-3)

Yapıya ön cephede eklenen daire parçası ile batı cephesinden çıkartılan parça birbirlerini dengeler nitelikte ve uyum içerisindedir.(-F-) Bu bize yapıya bir tasarım doğrultusunda başlandığını gösterir.(resim-3)

Resim-3

Bu parçaların birleşim yerlerinde tipik barok dış cephe özelliği olan yumuşak geçişler görülür. Rokoko ve barok döneminin özelliklerinden olan Simetriyi yapının tasarım aşamasında görebiliriz, merkezde bulunan daire ise bize yapının denge merkezi olduğunu gösterir.(-V-) (resim-4)

Resim-4

Duvarlar kalın ve sınırlar boyunca çevrilidir.(-F-) Pencereler ve geçişler ile açıklıklar oluşturulmuştur. Yapının merkezinde bulunan daire çevresindeki duvarlar oldukça kalın ve dayanıklıdır. (-F-)(resim-5)

Resim-5

Yapıyı bölümlendirdiğimizde ise her bir alanın birbiri ile orantısını görebiliriz. (-V-)(resim-6)

Merkezde bulunan daireyi bir kare içerine aldığımızda sağ ve sol kanatlar da bu karelerden oluşur, onların batı uçları ise karenin yarısı kadardır. Burada her bir ölüm birbirleri ile ilişki içerisinde ve belli bir düzendedir.(-F-)(resim-6)

Resim-6

Pencereden gelen doğal ışık ile yapı oldukça aydınlıktır. Merkezdeki dairesel salonda açıklıkların olmadığı duvarlar ayna ile kaplanmış böylece ışık her alanda hissedilebilmiştir. (-U-)(resim-7)

Resim-7

Yapı strüktürüne baktığımızda merkezde ki aynalı oda da dört kapı bulunmakta sağ ve sol kapılar diğer odalara açılmakta. Odaların her biri birbirleri ile bağlantılıdır.(-F-) Her odanın en az iki kapısı bulunur, odalar aynı zamanda geçiş görevi de görür. (-U-)Bir alana ulaşmak için başka bir odanın içerisinden geçmek gerekir. Bu durum odaların işlevini arttırmıştır fakat odaların çift işlevlinin olması kullanışlılığın azaltmasına sebep olmuştur.(-U-)(resim-8)

Planda aynı zamanda iki tane merdiven görüyoruz, bu merdivenler için yine iki giriş vardır; batı girişinde yalnızca merdivene açılan büyük kapılar, köpek odasından ve mutfaktan açılan kapılar. Oysaki yapı tek katlıdır. Bu merdivenler çatı da bulunan sülün (kuş türü) avı için oluşturulmuş küçük terasa ulaşmak için kullanılıyordu.(resim-8)

Resim-8

Yapıya cepheden baktığımızda Simetri aynen devam eder. Pencereler de yine birbirleri ile orantılıdır. (-V-)Çatısı ise merkezden yanlara doğru gittikçe alçalan düzleştirilmiş kubbelerden oluşur. Girişi betimleyen bir alınlık ve içine giren bir kemer görülür.(resim-9)

Resim-9

Yalnızca ön cephede pencerelerin ve kapının üzerinde korniş kullanılmıştır, bu kornişler duvarların bitip tavanın başladığı noktaya yerleştirilmiş çatının eğimini gizlemek için kornişlerin üzerinde duvara devam etmiş (-V-)fakat yan cepheler ve kornişler bu durumu ele vermektedir. (resim-10)

Resim-10

Yapının cephesinde soluk pembe-beyaz bir sıva kullanılmıştır. Salonun üstünden geçen alçak kubbenin etrafında özel olarak yerleştirilmiş sülünlere nişan alınmak için kullanılan ferforje korkuluk bulunmaktadır. (-U-)Alçı kaplamalı kapı üstü nişinde, av tanrıçası Diana yarım figür olarak sopalarla, av köpekleri ve av ekipmanlarıyla çevrili olarak tasvir edilmiştir. Çatıdaki korkuluk ile bu tasvir yapının av amaçlı inşa edildiğini gösterir niteliktedir.(-U-) Dış cephede Rokoko stiline uygun renklerin ve süslemelerin harmonisinden bahsedebiliriz.(-V-)(resim-11-12-13)

(Resim-11-12-13)

Ön cephede Her iki pencere arasında küçük büst heykeller ve her pencerede alçı süslemeli bir alınlık mevcuttur.(-V-)(resim-14) Pencere ve arka duvarlar arasında renk uyumu görülür. pencerelerde ki beyaz ve pembe renk kullanımı bulunduğu duvarın rengine göre şekil alır.

Resim-14

Ana girişte aynalı salonu betimleyen dairesel çıkıntının çevresinde ve batı girişinde Pilaster (duvara yapışık sütun) niteliğinde beyaz ve rokoko stiline uygun Korint düzeni sütun başlıkları göze çarpar. (-V-)Bunlar ön tarafta altı arka girişte yalnızca dört tanedir. Amaçları girişi ve aynalı salonu betimlemektir yan cephelerde ise bu Pilasterlerin yerine yalnızca beyaz bir leke olarak kalır böylelikle her cephe birbiri ile uyum içinde kalmaya devam eder.(-V-)(resim-15-16-17)

Süslemeler ağırlıklı olarak ön cephede kullanılmış, batı cephesinde yalnızca girişte az da olsa devam etmiştir.(resim-15-16-17)

(Resim-15-16-17)

Aynalar Salonu

Küçük sarayın kalbi olan Aynalar Salonu, bir balo salonu, konser salonu veya bir avın ardından topluluğun dinlenme yeri olarak işlev görmektedir, (-U-)yaklaşık olarak 12 metre çapındadır. Salon içindeki aynalar pencereler arasındaki duvar bölümlerine uygulanmıştır. Işığın aynalara, Fransız kapılardan yansıması ve açık renk, mekanın sınırlarını bulanıklaştırmaya yardımcı olur.(-V-) Çerçeveli, kemerli aynaların her birinin bir sonrakine belirli bir açıyla yerleştirilmesini gerekli kılan odanın şekli nedeniyle, yansımalar sonsuzdur.(-F-) Pencereler ve aynalar sofistike Régence tarzı dekor ve gümüş kaplama oymalarla çerçevelenmiştir.(-V-) Cephede gördüğümüz simetriye diğer odalarda da olduğu gibi burada da rastlarız, motifler dengeli ve düzenli yerleştirilmiştir.(-V-)

(Resim-18-19-20-21-22)

Tavanın tam olarak başladığı kıvrımlı kornişin üzerinde, sıva ustası Johann Baptist Zimmermann tarafından yapılan abartılı süslemeler, meyveler ve çiçekler, deniz kabukları, ince dallar, başıboş dallar, yapraklar, karşı konulamaz bir şekilde yukarı doğru ilerliyor. Üzüm salkımları, palmiye yaprakları, su fıskiyeleri, balıklar, tavus kuşları, küçük ve büyük kuşlar, bazıları mevsimlik tanrıçalarla birlikte olmaktan memnun ve kornişin tepesinde oturan sportif, kanatlı melekler, diğerleri ise sakin genişliğe doğru süzülüyor. Aynaların altında duran konsol masaları ve tabureleri; oymalı ayna çevreliyor, üst kısımlar içbükey ve dışbükey arasında değişiyor ve aynaların ve kapıların üzerinde çoğalan alçı süslemeler tavana kadar uzanıyor. Süslemeler birbirleri ile uyumu ve simetrik olması ile oldukça estetik görünmektedir.(-V-)

(Resim-23-24-25)

Yatak odası

Binanın ön tarafına baktığınızda solda kalan tek kişilik yatak odası, saman sarısı duvarları Johann Joachim Dietrich‘in gümüş oymalarıyla süslenmiştir. Sade yatağın bulunduğu perdeli oyuğun arkasındaki süslemeler, Zeus’un aşk maceralarını tasvir ediyor. Bunlar, iki pencere arasında kalan tam boy aynanın doğrudan karşısında yer alır. Oyuğun yanında ve panellerin içine yerleştirilmiş, karakteristik olarak av kıyafeti giyen Karl Albrecht ve Amalia’nın portreleri göze çarpar. Yerleştirilen eşyalar bakımından yatak odası olarak kullanımını gerçekleştirebilecek niteliktedir. (-U-)Yine süslemeler dönemin özelliklerini yansıtmaktadır.(-V-)

(Resim-26-27-28-29-30)

Av odası

Sarı Av Odası, av kovalamacasının resimleriyle doludur: Bir resimde Seçmen’in bir yaban domuzuna darbeyi indirdiği, bir diğerinde Karl ve Amalia’nın Nymphenburg topraklarında işini hallettiğini, bir başka resim de ise Karl, bir av kazasından sonra yaralarını sardığı gösterilir. diğer resimlerde bu şekilde av hikayelerini tasvirler. Kavisli çerçevelere yerleştirilmiş yatak odasındaki Seçmen çiftinin portrelerinin aksine, bu resimler son derece dikdörtgen şeklindedir ve etraflarını saran dalgalı süslemeler çarpıcı ve tatmin edici şekilde tamamlayıcıdır.(-V-)

(Resim-31-32-33-34-35)

Sülün odası

Av odasının hemen yanında bulunan bu odaya sülün odası denmesin de duvarlarındaki sülün motiflerinin de etkisi vardır,(-U-) En büyüleyici odalardan biridir. Çin tarzı el boyaması keten duvar kaplamalarına sahiptir.(-V-) Bu odadan mutfağa bir geçiş bulunur.(-F-)

(Resim-36-37-38-39)

Mutfak

Sağ kanatta son oda mutfaktır, sülün odasından ve batı avludan girişleri bulunur. Mutfaktaki duvar süslemelerini başka hiçbir odada göremeyiz.(-U-) Ocak dahil her yüzeyi kaplayan Delft (mavi beyaz porselen tekniği) fayans kullanılmıştır, sarı renkte kullanılmış ve çoğunlukla çiçek desenleri yapılmıştır. Mavi-beyaz tavan Çin sahneleri ile boyanmıştır. Mutfaktaki hiçbir şey kullanılabilecek şekilde yapılmamış örneğin ocağın bacası yoktur.(-U-) Cuvillies mutfağa Amalienburg’ da ki diğer odalardan daha fazla dört pencere yerleştirmiştir.

(Resim-40….-49)

Mavi oda

Misafir odası olarak da nitelendirebileceğimiz mavi oda yatak odası ve köpek odası arasında bulunan ikinci geçiş alanıdır. Her odada işleve göre bir süsleme uygulandığı için buradaki motifler değişiklik gösterir.(-F-) Süslemeler diğer odalara göre daha hafif tutulmuştur.(-V-)

Mavi oda-Resim-50

Dinlenme ve geçiş odası

Mavi oda ve köpek-silah odası arasında kalır, tek penceresi vardır. Köpek-silah odası ile aynı süsleme tekniğine sahiptir ve devamı niteliğindedir.

Köpek-silah odası

Köpek ve silah odası, mavi ve beyaz renkte sülün odası ile benzer bir keten duvar kaplamasına sahiptir. (-V-)Hatta daha açık bir şekilde Chinoiserie (Çin-uzak doğu kültürüne ait teknik) tarzı denilebilir. Duvarların altında kulübe tarzında depolama alanları vardır aynı zamanda köpeklerin uyuduğu alanlardır, (-U-)Soluk, mavi-gri odanın geri kalanı gibi bunlar da lacivert av motifleri ve kupalarla dekore edilmiştir.

(Resim-51-52-53-54)

Bazı yazarlarca eğlence evi olarak da nitelendirilen Amalienburg’ un, ona biraz daha sade bir karakter kazandıracak tüm kullanılabilir ‘yaşanabilir’ alanlarında eksikliklerinden söz ediliyor, bir ısıtma tesisinin de mevcut olmadığından. Sadece dekorasyonun ön planda olduğu neredeyse tuhaf bir şekilde boş ve anlamsız göründüğü, görünüşünün yalnızca bir işleve izin verdiği ve bunun Danimarka prensesini yüceltmek olduğu düşünülüyor.(-U-) Bu şekilde bakıldığında, içte ve dışta, yalnızca muhteşem dekoratif özellikleriyle yaşayan, neredeyse sade bir görünüme sahip mimari bir kabuktan başka bir şey olmadığı dile getirilir. (-V-)

Yapı özelinde Eksikleri olmasına rağmen diğer bir açıdan bakıldığında Amalienburg’ un asıl amacı av köşkü olarak inşa edilmesiydi ve amacını yapı bütününde yerine getirebiliyordu, av için gerekli imkanlar sağlanıyordu.(-U-) Mimarisi ise 18. Yy Rokoko stilini tam anlamı ile yaşatıyordu. İç mekandaki süslemelerden, biçim dengesine ve simetriye kadar.(-V-)

Kaynakça:

https://www.nytimes.com/1993/03/07/t-magazine/amalienburg-reflections-on-rococo.html https://architectdesign.blogspot.com/2014/08/amalienburg-heaven-at-nymphenburg-palace.html -resim-1-16-18…..-25-27-34-36-38-41-53 http://baroqueart.museumwnf.org/database_item.php?id=monument;BAR;de;Mon12;2;en-resim-12 https://www.schloss-nymphenburg.de/englisch/p-palaces/amalien.htm http://loveisspeed.blogspot.com/2012/05/amalienburg-is-elaborate-hunting-lodge.html-resim–11-13-…….-17-26-28-…-33-35-37-39-40-42…..-52-54 https://www.wikiwand.com/en/Amalienburg https://www.sueddeutscher-barock.ch/In-Meister/a-g/Cuvillies_Francois.html https://slideplayer.com/slide/13721875/ http://www.amalienburg-gottorf.de/pageID_5167778.html https://www.lernhelfer.de/schuelerlexikon/kunst/artikel/palladianismus#

Yorum bırakın